Tap dansı, ayak uçları ve topukların yere vurularak yapıldığı bir dans türüdür.İlk kez 19. yüzyılda ABD'de ortaya çıkmış ve daha sonra tüm dünyaya yayılmıştır. Dansçılar, bu dansa özel ayakkabılar giyerler. Bu ayakkabıların ucunda ve topuğunda yere vurulduğunda ses çıkaran metal parçalar bulunur. Dans adını yere vurma sırasında çıkan "tap" sesinden alır.

“Tap dance (tap dansı)” teriminin ilk kullanımının ne zaman olduğu tam bilinmemekle beraber, basılı olarak ilk ortaya çıkışı 1928 yılıdır.

Amerika’daki ilk köle ticareti kültürlerin çakışmasına yol açmıştır. Köle sahipleri, Afrikalıların uzun mesafeler arasında belirli bir kodla çaldıkları davullar sayesinde aralarında iletişim kurabildiklerini farkettiklerinde paniğe kapılırlar. Tüm güneyde, köle sahipleri Afrikalıların dini merasimlerinde her türlü vurmalı enstrüman kullanımını yasaklarlar.

Ancak Afrikalı Amerikalılar kendi geleneksel ritimlerini ayaklarına taşıyarak korurlar ve zamanla oldukça kompleks yapıda, ritmik pasajlar ortaya çıkar. Bu şekilde ince bir zekanın ürünü, oldukça girift ve canlı bir ifadeye sahip bir fiziksel kod, dil gelişir.

1900’ların ortalarında, Afrikalı Amerikalılar geliştirdikleri bu ayak çalışmasını, Irlandalı ve İngilizlerin “clogging” adımlarıyla  harmanlayarak yeni bir stil yaratır ve buna “buck and wing” adını verirler. Bu stil günümüzün modern tap dansını oluşturmaktadır.

“Tap away” olarak vermekte olduğumuz bu atölye çalışmasında, oldukça keyifli ve eğlenceli olan bu dans çeşidinin kombinasyonlarından faydalanarak, herkesin günlük hayat stresinden, sıkıntı ve tasalarından “tap”erek kurtulması, rahatlaması ve “Singing in the Rain” gibi o eski müzikallerde hissedilen keyifli, gamsız atmosferin günümüzün zor şehir hayatında yeniden yakalanması ve gittikçe artmakta olan “kaos”un ortasında adeta bir hava deliği gibi açılan bu yeni enerjiyle genel bir neşe ve mutluluk havası yaratılması, yeşertilmesi amaçlanmaktadır.Bu atölye çalışmasında, katılımcılar tap dansının tüm

 

"Rhythm and sounds are born with syllables." “Ritm ve sesler hecelerle doğmuştur”
Jean Philippe Rameau

"I would imagine that if you could understand Morse code, a tap dancer would drive you crazy." “Mors kodundan anlayabilen bir tap dansçısının zıvanadan çıkabileceğini tahmin edebiliyorum”
Mitch Hedberg

"The mathematics of rhythm are universal. They don't belong to any particular culture." “Ritmin matematiği evrenseldir. Herhangi bir kültüre ait değildir.”
John McLaughlin

"If you play a tune and a person don't tap their feet, don't play the tune.” “Eğer bir ton basıyorsanız ve kimse ayaklarını vurarak eşlik etmiyorsa, tonu basmayın”
Count Basie

"Jazz is rhythm and meaning.” “Caz bir ritm ve anlamdır”
Henri Matisse

"Perhaps of all the most basic elements of music, rhythm most directly affects our central nervous system."” Müziğin en temel elemanları arasında, ritm belki de merkezi sinir sistemini en direkt olarak etkileyen unsurdur.”
George Crumb

tap away